|
|
> 1 <
| Yazar | Mesaj |
godoot![]() Görevli ![]()
![]() 855 Mesaj Yazmış |
#1747 2009-04-30 11:43 GMT |
|
N.F.K Bazı şeylerin bedeli olmasaydı, ben herkesten çok sevinirdim. İstediğim anda olsalardı, beni yormadan üzmeden ortaya çıkıverselerdi. Çalışmam, strese girmem, zaman zaman uykusuz kalmam, gözyaşlarına boğulmam gerekmeseydi. Bir türküyü dokunaklı söylemek için, hayatımın bir yerinde, bir şekilde acı çekmiş olmam şart olmasaydı. Kitap yazmak için okumak gerekmeseydi, televizyon seyretmek yerine insanları gözlemlemek, örnek insanları kedi gibi usluca dinlemek gerekmese, sabah kalkıp birden bire yazmaya başlasaydım ne güzel olurdu! Bilmediğim bir kelime için üç dört sözlük karıştırmak zorunda olmasaydım, okuduğum, dinlediğim ya da seyrettiğim her şeyi, üzerinde düşünmeden sadece eğlenmek için kullanabilseydim. İnançlarımı başkalarına taşıyabilmek için onlara uygun yaşamam gerekmese, iç bütünlüğü ve samimiyete ihtiyaç olmasa, kimsenin görmediği yerlerde işlediğim kusurlarım yüzüme yansımasa, insanlar, samimiyetsizliğimi hissetmese, elçiye değil mesaja baksalardı. Şiir yazmak için sadece hissetmek yetse, kelimeleri işlemek, bir şiir üzerinde aylarca, yıllarca çalışmak gerekmese, kâğıda ilk döktüğüm anda "işte bu!" diyebilseydim. Yazdığım onca şiiri "İstediğim gibi olmadı, içimdekini kâğıda taşıyamadı" deyip denize bırakma acısını yaşamasaydım. Hayatta farklı olmak için herkesten farklı şeyler yapmam gerekmeseydi. Herkesin yaptıklarını yaptığım halde, herkesten başarılı ya da farklı olabilseydim. Yabancı bir dili öğrenmek için Matrix filmindeki gibi sadece bir disketin beynime yüklenmesi yetseydi. Onca sözlük karıştırmaya, kitaplar okumaya, sinir krizlerine girmemek mümkün olsaydı… Sevdiğim kadının kalbini hep benimle tutmak için sürekli nazik ve düşünceli olmak, kendimi geliştirmek ve onu anlamak zorunda kalmasaydım… Ağzım çıkan her şeyi tartmak durumunda olmasaydım… Beni hemen anlasaydı ve beni anladığında bunu saklamasaydı. Bir erkekle aynı işyerini ya da organizasyonu paylaşmak için onun kırılgan egosunu sürekli hesaba katmak, stratejiler geliştirmek zorunda olmasaydım. Kaliteli fikir ya da ürünleri insanlara anlatmak için birkaç dakika yetseydi, Kaliteleri defalarca ispatlanmış ürün ya da fikirlerin bile kalitesini insanlara yeniden bir şekilde fark ettirmek için o kadar uğraşmak durumunda olmasaydım. İnsanlar anlattığım şeyleri hemen alsalar, hemen benimseselerdi, hemen kabul etselerdi, benimle yola düşüp, çalışmalarıma destek verselerdi. Çocuk sahibi olmak için bile, ayın uygun günlerini hesaplamak zorunda olmasaydı insanlar… Genç bir öğrenciyi kendisine inandırmak zorunda olmasaydım, kolu kanadı kırılmadan, saplantısız bir kişilikle bana gelseydi, bir eğitimci olarak yeteneklerini ona yeniden göstermek zorunda olmasaydım. Hemen öğrenmeye ve bir şeyler başarmaya başlasaydık. Bir iş adamı olarak alanım ve insanlarla ilgili konularda, kendimi sürekli güncelleştirmek durumunda olmasaydım. İki yıl önce okuduklarım hala yetiyor olsaydı. Okumak, dinlemek yerine, yapmayı daha çok istediğim şeyleri yapabilseydim. Kadınlar, anlayabileceğim kadar yalın olsalardı, iş arkadaşlarım, eşim, kızım, öğrencim ya da takım arkadaşlarım olarak hemen birbirimizi anlayabilseydik. Erkeklerin, o sert görünüm altında ne kadar kırılgan olduklarını anlamak için çaba göstermem gerekmeseydi, bunu açıkça söyleselerdi. Bu kadar kapalı davranmasalardı, onları anlamak için bu denli uğraşmam gerekmeseydi. Çocukların ve gençlerin dünyalarının farklı olduğunu, ve bunun her devirde değiştiğini rüyamda görseydim, uyurken öğrenseydim, onlar hakkında kitaplar okuyup- onları sabırla dinlemem gerekmeseydi. Yasalardan ya da otoriteden korktuğum için değil, insanları kırmamak için susmam gerekmeseydi, içimden geçenleri sessizliğe gömmek zorunda olmasaydım. Dostlarının yanında küçük düşmemeleri için, kendi ego ve gururumu cebime koymam gerekmese, "Saçmalıyorsun!" diyebilseydim. Keşke sigara içmek, insanı hasta etmese, ciğerlerini hırpalamasa, içenlerin üzerinde o kötü kokusunu bırakmasaydı. Sigaranın toplam maliyeti, sadece paketine ödenenden ibaret kalsaydı. Cennet ucuz, cehennem dahi lüzumsuz olsaydı. Ama hayat ne kadar çekilmez ne kadar anlamsız olurdu değil mi? |
|
> 1 <


